|
|
               

ÖN SÖZ!!
BuRCu 'NUN alanına hoş geldiniz
alanımı ziyaret eden
'ncı
kişisiniz teşekkürler
öncelikle arkadaşlar emeğe saygı gösterelim lütfen
blogları olduğu gibi almayınız.
duyarlılık için teşekkür ederim.
Bazı amaçlar o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olmak bile zafer sayılır. Eğer yaşamında hiç başarısızlık yoksa, yeterli kadar risk almamışsın demektir. Deneyip de başaramayanları değil, yalnızca denemeye bile kalkışmayanları yargıla. Değerli olan hiçbir şey, hayatta mücadelesiz kazanılmaz!!!!
ELLERRIN UCURUM KENARINDA ACAN CICEK GIBI. DOKUNMAK ISTESEM DUSSERIM DIYE DEGIL. DUSERKEN ELIMI BIRAKAMAM DIYE KORKARIM.!
SİLEBİLSEM SİLERDİM TÜM EZBERLERİNİ YÜREĞİMİN...
Silebilsem silerdim, hatırlayınca anı dağıtan tüm izlerini içimin…
Sana sarılıp gönderirken, başka bir zamandan hızla zihnime gelen, dönülmeyeceğini bilmeden yaşanmış başka bir uğurlama anına ait o görüntü gibi…
Işte böyle zamanlarda hangisi gerçek, hangisi eski bir görüntü karışıyor ruhumda.
Eskilerden kalma bir anın endişesi şimdiyi gölgelerken, sanma ki benim de içim rahat…
Hiç değil biliyor musun? Hemde hiç…
Silebilsem silerdim tüm ezberlerini yüreğimin…
İşte, sen bana durduk yere ve içtenlikle “gitmeyeceğim hem de hiç dediğinde” başka bir zamandan zihnime hızla gelen tutulmamış bir “hiç gitmeyeceğim” sözü ve ardında beklenmedik bir dağılışın külleri beliriyor… Hangisi gerçek hangisi geçmişten gelen görüntü bilemeden, hüznünü yaşıyorum istemeden ve şimdiden.
Yapabilsem, yapardım inan. Zihnimden geçmişin bir belirip bir kaybolan görüntülerini siler, yerine anlatılan masallarda ki o kahramanlar olduğumuza çocuksu bir saflıkla inanırdım elbette. Eğer benim masallarım bunca zaman bir kere olsun okunabilseydi, eğer kırılıp, incinmeseydi inançlarım ve eğer… eğer olabilseydi…
Yani bilemiyorum anlıyor musun?
Niyetin bende yepyeni, hiç okunmamış bir masal yazmak mı, yoksa bu ölü ruhun portresini çizenlerden biri olmak mı? Daha fazla iz, gelecek anlarımı dağıtacak daha başka görüntüler ekleyerek üstelik…Bilemiyorum…
Ve çok ağır biliyor musun?
Benim sandığın görüntülerin, bir gün ansızın sudaki izler gibi dağılışlarını ve sonra başka yaşamlara dönüşmesini seyretmek…
Ve dönmeyecek bir parçanı daha kendi kıyılarından yolcu etmek...
HANGİ YOLA ÇIKSAM...
Hangi yola çıksam
Sanki mevsimsiz Güz yaprakları çekiyor gidilecek tüm yolları ayaklarımın altından …
Kalıyorum.
Oysa bu kez gitmek değil sana gelmek istiyorum ama kalıyorum…
Kaldıkça kendime doluyorum, gelemedikçe sana kendimden uzaklara savruluyorum.
Söylesene
neden gidilesi bir yol varken bile
ki o yolun sonunda
yarım yanını tamamlayacakken
yalnızca kendine kalır insan yinede …
YALNIZLIKLARIMIZ DA İKİ KİŞİLİK...
Bilsem bütün o gitmeler sana getirecekti beni, önceden firar ederdim kendimden,
bilsem bütün o toplanıp gitme isteği yerlerimden,
bilen seni ve sana gelmek için çırpınan yüreğimin sesi,
önceden dinlemez miydim hiç?
Oysa sanırdım ki gitmeler kaçmak, durdurmak gerek o isteği, ah nerden bileyim?
Geldim; hem nasıl yorgun, bitkin, içimde izler, o izler hala ara sıra kanarken…
Belki kendi izlerini sararken bende, benim izlerimi de sarıyorsun, sahi bunu biliyor muydun?
Ve evet kalabalıklaşıyor benim de yalnızlığım sende…
Yalnızlıklarımızda iki kişilik, iki kişilik kalabalıklarımız var artık bizim…
TUTABİLSEN...AMA UNUTMUŞSUN
Tutabilseydin tutar avuçlarınla, avuturdun kalbini. Sarılabilseydin ona ne güzel olurdu değil mi? Hayal ettiğin sana sarılışlar gibi...
Sense; yanlışlara düşmesin diye döndüremedin tutup yolundan, acı çektiğinde dokunup saramadın yaralarını ve hayalleri kırılmış döndüğünde her dafa sarılıp avutamadın onu...
Şimdi bu dokunamadığın, sol yanındaki sızını alıp gitmek istiyorsun. İkiniz bir yolda, tutunamadıklarınızdan uzakta Yeni bir başlangıca...
Unuttun mu? Başlangıçlar sonlara dönüşür, yol biter sen caydığında, bilmediğin diller öğrenilir Ve gitmek isteyecek anlar birikir yine, gittiğin her yeni yerde...
Evet belli ki unutmuşsun...
ÇOCUKLUĞU NE ZAMAN BİTER İNSANIN?
Birisi demişti ki;
“Annesi babası ölünce, çocukluğu biter insanın
Çoğunluğum bitsin hiç istemiyorum”
Oysa kaç defaları daha vardır çocukluğun
Terk etmek isteyecek yine de gidemeyecek…
Yıllar sonra bile yaşlanmış bakışlardan,
Çocuk göz yaşlarını dökecek…
Ara sıra elinden tutup,
Her şeye inat,
"Hadi, kağıttan gemi yüzdürmeye gidelim"
diyecek…
YAĞMUR VAR GÖZLERİNDE
Yağmur var yine gözlerinde
Yakışmıyor ama
Eğretide durmuyor artık sende
Gel sen beni dinle
Aşk başka bir şey
Ağlamak yok, imkansız yok
Ayrılıksa yalnızca ölümle…
Gel sen beni dinle aşk bambaşka bir şey
Gözlerinde bulutlar yakışmıyor aşk dediğine
Kalbiniz neye bağlanırsa varlığınız onun içeriğine bürünür. Bürüneceğiniz içeriği doğru bulun.Bir gülümsemenin insana hiçbir masrafı yoktur. Bu kadar basit bir sermayeyle elde edebileceğiniz kazançlar ise büyük olabilir.
Kısacık bir an'a sığan gülümseme bir hafızada ömür boyu yaşayabilir.Hiç kimse gülümsemenin getireceği yararları reddedecek denli zengin değildir. Hiç kimse de gülümsediği için yoksul düşmez.
Gülümseme korkaklara güç, kederlilere neşe, hastalara sağlık verir. Gülümseme yorgunları dinlendirir.
Onu satın alamazsınız, onu dilenemezsiniz, onu çalamazsınız. Onu ancak birisi size gönül rızası ile verebilir. İçten gelmeyen bir gülümsemenin de kimseye yararı olmaz. Size gülümsemeyen birisine rastlarsanız siz gülümsemenizi esirgemeyiniz. Çünkü gülümsemeye en çok gereksinimi olanlar gülümseyemeyenlerdir.
Herkesin sizi sevmesi için ikinci koşul: Gülümseyiniz. Yalnız fotoğraf çektirirken değil, fotoğraf çekerken de gülümseyiniz
Sırça Yürek
Ey yaslı kaya !
Ey hüznün adresi yüreğim !
İçimin kuraklığında yas / lanırken sonbaharlar,
Münzevi soluk alışlar sergiliyor kederim.
Sen uzak denizlerde bana dalgalanırken,
Girdiğim bahçelerde hiç anılmıyordu ismin.
Topuklu yalanlarla yüreğimin nasırına bastığın gün ,
Usumun siperinde asılı kaldı sitemim.
Beni bilmediğin tâ o günden beri,
Bilmiyorum nerdesin.
Yokluğunda tav üzerine düşmüş sırça yüreğim.
Ayağı aksıyan ,
Düşük cümlelerimin sebebi,
Hep bundandır bilesin.
Ne yana dönsem kırılıyorum , eğriyim
.
Kırılmaya meyilliyim
Kirpiğimin ucunda sallanır uzak geleceğim. |
BİR GÜN BENİ ARAMAYA DÜŞERSE DÜŞLERİN...
Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim
Gamsız bir gecenin karanlığında değil
Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim

Aklına düşerim hani olur da
Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara
Sevginin menfaate döndüğü yerde
Bir gönül yarasının izinde ara
Yıkılmış umutların enkazından geç
Öksüz bir çocuğun gözünde ara
Ağıtların tüttüğü evlere uğra
Bir ananın boş kalmış dizinde ara
Beni yıldızlarda arama boşa
Yüreğini yasa boğan sızılardayım
Dertlerinle bulursun beni başbaşa
Senin gibi karayazılardayım
Sahte sevgileri tanımaz kalbim
Beni seven gönüllerin ocağında ara
Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim
Beni gerçek dostlukların kucağında ara
Mutluluğu anlatan şarkılarda değil
Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara

Beni menfaat ve ihanetten uzakta
Yağacak sevgi bulutlarında ara
Öyle senden çok uzaklarda değilim
Görmesini bilen gözlerin bakışındayım
Belki sana senden daha yakın bir yerde
Çarpan kalbinin her atışındayım
Aklına düşerim hani olur da
Beni sığmadığın duyguların içinde ara
O kadar da kolay bulurum sanma
Beni benim seni görebileceğim biçimde ara
|
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını kendimi bulduğumda
ANLADIM
Herkesin mutlu olmak için bir başka yolu varmış ;Kendi yolumu çizdiğimde
ANLADIM
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak dinleyerek değil Bildiklerini bana NEDEN Anlatmadı
ANLADIM
Yüreğinde AŞK Olmadan geçen her gün kayıpmış Aşk peşinden neden yalınayakkoştuğunu
ANLADIM
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerde Hiç ağlamadığını
ANLADIM
Ağlayanı güldürebilmek ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş Gözyaşımı kahkahayaçevirdiğimde
ANLADIM
Bir insanı her hangi biri kırabilir Ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirm Çok acıttığında
ANLADIM
Fakat hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla göz yaşını Gözyaşıyla birlikte sevinçler terkettiğinde
ANLADIM
Yalan söylemek değil gerçeği gizlemekmiş magrifet Yüreğini elime koyduğunda
ANLADIM
SANA İhtiyacım var gelDiyebilmekmiş güçlü olmak Sana git dediğimde
ANLADIM
Biri san git dediğinde kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek Git dediklerindegittiğimde
ANLADIM
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında
ANLADIM
Özür dilemek değil affet beni diye haykırmak istemekmiş pişman olmak Gerçekten pişmanolduğumda
ANLADIM
Ve gurur kaybedenlerin acizlerin maskesiymiş Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmı Yüreğimde sevgi bulduğumda
ANLADIM
Ölürcesine isteyen beklemez sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi Beni affetmeni ölürcesine istediğimde
ANLADIM
Sevgi emekmiş Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür
bırakılacak kadar sevmekmiş
| |
|
|
|
|
ŞİMDİKİ AKLIM OLSA şimdiki aklım olsa bana acı veren maça kızı da olsa elimden koz vermezdim fit olmadıklarımı bırakırdım pişti birikimlerinde ağırlaşan adımlarım keserken batak gidişlerimi jokersiz parmak uçlarımda bile sadece kendime değer verirdim
 şimdiki aklım olsa dış kapının mandalı yüzlere takılıp düşmezdim siyah gün yemezdim katıksız günlerimde serbest piyasa ekonomisinde kim ne yaparsa yapsın sabit kalemle kimseyi değiştirmeye çalışmazdım
 şimdiki aklım olsa kabak tadı verenler için beriye bakmazdım ellerimi siper yapardım yüzüme görmemek için haşaratları ilaç sıkardım duvardan düşen takıntılarına medet ummazdım örümcek beşiğinde uyuyanlardan
 şimdiki aklım olsa tartışmazdım gırtlağımın tellerindeki detone titreşimlerle kırılmalarıma kelepçe takmazdım az hasarla atlatırdım insanların tedavüldeki hobilerini yayılırdım suskunluğuma yan gelip yatma yerim olmasa da
 şimdiki aklım olsa incitmeden ayaklarımda sallardım beriden edilmiş sözleri laf trenine yetişmek için tavaf etmezdim peronları içindeki pisliklerle kaç kişi olduklarını saymazdım sessizliğimi parlatırdım yıkarken anıları ardından
 şimdiki aklım olsa gürültüsü gürül gürül akanların yanına çapa atmazdım dilimde kuruturdum adlarını giden ayak sesleriyle ağız arayanların ağzına biber sürerdim tuz yakarken nazarlarıma
şimdiki aklım olsa kaybetmezdim kendimi para makamında benden ötede müfredatı avuç yalayanlara küpe çiçekleri takardım külliyen derken , gözün büyümüş senin gözün alayının arkasından not kırardım büyüyen gözlerine



| | | |


 
yağmur üzeri kararıyor sabahın dolambaçsız ışıkları buruk bir isyan şafağımda gece doğuyor . . . ellerimde kavuşuyor birbirine ölümün dikilmez bağ(lar)ı ve kopuk sineleri
düş sırça tutunsa ardı sıra kıracak engebesiz sözleri çırılçıplak ve gök rengi yüzünle savurabilsem tenimi unutulmamış bir şehir gibi; köhne yakıcı zehirli . . . sonra dem vursam satırsız öykülerin baş harflerinden ve çizsem asırlardan birkaç menzillik mesafeleri
göz kapaklarımdan kopsa yaşam mealsiz yakut bir rüya umarsızca karışsa sayfalarıma . . . kapı dışarı edip isimsiz tüm ikilemleri derin yaraların omzuna koymadan başını acemaşîran makamı
alıp içime içimde sarabilsem o iki heceyi
seni . . .
 
* ‘’…korkularım var biliyorsun,biliyorsun yaşamım dört duvar,duvarlarımdan taşmak istiyorsun,çizilmemiş duvarlarıma,kapılar dar,yapılar dar,aşk geniş ovalar arar…’’
nadasa bırakılmış tenlerde buluyor kendini söz´lerim; üç no(k)talı renklerde kısa bir hikayeden hükümlü el´lerim; çırılçıplak birkaç şehir de mesken tutmuşluğum var yalnızlıkları çocukluğum gibi beş kuruşsuz ve içime gömülebilecek kadar sade devranı aşınmış ömrüm misali bir an evvel yitip gitmelere deli ve divane
* ‘’…korkularım var biliyorsun,biliyorsun yaşamım dört duvar,kaç kere çıkarmak istedim seni,çıkmıyorsun içimden,kapılar dar,yapılar dar,zamanla alışılırmış ama alışamayanlar var…’’
bırakılmış vaatler düşürmedim dilime gece´nin o kimsesizliğinde bile bıçkın ve tadı bilindik bir usturanın ağız kenarlarında demledim usulca yara almış berelerimi ve haybeden kurmadım düş´leri dördüncü mevsime, heybemin en solundaki cebine biliyorsun; duvarlarım vardı benim kendimden önce . . .
İki tekilden Bir coğul olan Biz olduk Hayatmızın dönemeç noktasında Bir yola cıktık Uzun ve ince Aşkımızı beraber büyüttük Yeni yürüyen bir çoğunun yürümesi Derenin ırmağını bulması gibiydi Zorluklar ve imkansızlıkları aşıyorduk Tek tek Biz vardık
![[Resim] [Resim]](http://img257.imageshack.us/img257/2513/7219gr4.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/8185/725il3.gif) Ve![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/2860/722gq5.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/8185/725il3.gif) Ben ve Senden Olan bir
Bizdik Şarkılar bizi söylüyordu Kurulan bütün cümleler bizle başlayıp bizle bitiyor Gözlerimizde biz Haylarimiz Rüylarımız bizliydi Biz aşktık
 İçinde
![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/2860/722gq5.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img143.imageshack.us/img143/2448/729fo7.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img143.imageshack.us/img143/5743/7226ta6.gif) Vardık. Bir hikayemiz vardı İkimizin yazdığı Kimseye anlatmadığımız Kimsenin bilmeyeceği ve anlayamayacağı Bize ait ve bize mahsus
Biz sonra Yol ayrımına geldik Sen ve ben olduk Çoğulluğumuz bitti Beklenmedik bir zamanda düştük. Hikayemizin en güzel yerine birkaç sayfa kalmışken Beraber yazdığımız hikayemizin içinden adını aldın Hikayemiz Hikayem oldu Hikayemiz Boynu büyük öksüz kaldı Anlamsızlaştı
![[Resim] [Resim]](http://img257.imageshack.us/img257/2513/7219gr4.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/8185/725il3.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/2860/722gq5.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/8185/725il3.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img257.imageshack.us/img257/3373/7214iz6.gif) Tekiz artık Ben yorgun Bitkin ürkek dalgın Sen uzak Yabancı giden dönen Verdiğin sözlerde durmayan Kaçan
![[Resim] [Resim]](http://img257.imageshack.us/img257/2513/7219gr4.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/8185/725il3.gif) Ve![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/2860/722gq5.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img155.imageshack.us/img155/8185/725il3.gif) ![[Resim] [Resim]](http://img257.imageshack.us/img257/3373/7214iz6.gif) Biz olalım diyorsun tekrar Yaşanmışlarımı itelim bir kenara Bir perde çekelim üzerine Ve Başlayalım bıraktığımız yerden Ben Ne Yaşanmışlıklarımı Ne de yaşadıklarımı Bir kenara ite bilirim Artık
MaVi GüLüŞLeRiNDe LaCiVeRT OLSuN GeCe
mavi düşlerinin kolları sardı
hayallerimi sarmasın varsın artık yaşamak beni güllerin kokusunu duydum bir kez sarsıldım derinden,
işte bu sevdanın eli

kuytularda saklanmış gönlüm gecelerce bin sitem var dilimde,
binbir beter hece kır zincirlerimi,
başıbozuk gel öylece mavi gülüşlerinle lacivert olsun gece
 sevdanın adını almışsın maviler güzeli sevda sende,
mavi de sever elbet seni geceler biter her günün seheri olmaz sensiz,
yaşanmaz sevda günleri.



Herkes kendi hayatının başrolünü oynar..Herkes kendi acılarını yaşar..
Ayrılıklar..
Hüzünler..
Geç Kalmışlıklar..
Pişmanlıklar..
Ömrün finalinde yanında kim olacak..
Hangi hakim ayırmak ister seven bir çift yüreği..
Düşerken nikâh, çıkar yüzük..
Bırakmayın hayat arkadaşınızın elini..
Yıkılmasın yuvalar..
***
Ah bu çalan şarkımız yârim yârim
Eski bir anı şimdi
Ben gelinindim senin yârim yârim
Damadım nerde şimdi
Neyleyim baharımı, hazanımı
Sevda çiçeğim solmuş
Bir yanan kalp vardı senin için
Gittiğin gün o durmuş…
Ah bu çalan şarkımız yârim yârim
Eski bir anı şimdi
Sen gelinimdin benim yârim yârim
Damadın nerde şimdi
Neyleyim baharımı, hazanımı
Sevda çiçeğim solmuş
Bir yanan kalp vardı senin için
Gittiğin gün o durmuş…
Ah bu çalan şarkımız yârim yârim
Eski bir anı şimdi
Ben gelinindim senin yârim yârim
Damadım nerde şimdi
Neyleyim baharımı, hazanımı
Sevda çiçeğim solmuş
Bir yanan kalp vardı senin için
Gittiğin gün o durmuş…
Ah bu çalan şarkımız yârim yârim
Eski bir anı şimdi
Ben gelinindim senin yârim yârim
Damadım nerde şimdi…
|
Distan güzelsin dediler
ama icimdeki aciyi bilemediler....
Cok gülüyorsun dediler
ama hergün agladigimi bilemediler.....
Hayati seviyorsun dediler
ama yasarken öldügümü BILEMEDILER....
|
Şimdi bir rüzgâr geçti buradan Koştum ama yetişemedim, Nerelerde gezmiş tozmuş Öğrenemedim.
Besbelli denizden çıkıp Kıyılar boyunca gitmiştir, Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu Yüreğini allak bullak etmiştir.
Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru Bulutları koyun gibi gütmüştür, Okşayıp otları yaylalarda Büyütmüştür.
Köylere de uğradıysa eğer Islak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır, Güneş altında çalışanlara İmdat eylemiştir.
Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru, Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz, Kıraçlarda mavi dikenler.. Toz toprak gözlerine gitmiştir.
Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti, Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür, Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra Alıp gitmiştir.
Şimdi bir rüzgâr geçti buradan Koştum ama yetişemedim, Soraydım söylerdi herhalde. Soramadım.
   
 

ERKEK DEDİĞİN  Seni elinin tersiyle değil avucunun içiyle kavrayacak. Bileceksin ki emin ellerdeyim,
başkası tutamaz elimi böyle. Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek. İnce olacak; seni senin kadar düşünecek. Sen onu merak ettiğinde kendisine hesap soruluyor havalarına girmeyecek. Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek. Adamın sinirini bozmayacak, cinlerini tepesine çıkarmayacak, sanki sen onun için varmışsın her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın triplerine girmeyecek. Sen ona sevgini hissettirdiğinde, sen ona kayıtsız şartsız aşıkmışsın gibi havalara girmeyecek. Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle, sevgi gördüğünde sevgiyle karşılık verecek. Erkek dediğin, sen onun için kendine baktığında, sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında hiçbir şey olmamış gibi davranmayacak. Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak. Kayıtsız olmayacak senin bütün zerafetine karşı. Gerçekten seven bir kadin sevgi ve ilgi bekler, erkeğine verdiği aşkın karşılığında küçük bir tatlı söz, kısa bir mesaj, bir çağrı bile onu mutlu edebilir. Erkek dediğin bütün bunları cebinden para harcıyormuş gibi cimrilikle yapmayacak. Ben aranmayı, çok aramayı sevmem demeyecek. Her şey kendi istediği gibi olsun istemeyecek. Sadece kendi canının istemesine bağlamayacak her şeyi. Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek. Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak, özlüyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek. Erkek dediğin aşkına sahip çıkacak. Korkak olmaz erkek dediğin. Erkek dediğin iyi sevişecek. Koyun gibi yatmayacak, bir an önce şu iş bitse demeyecek. Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Bir baba şefkatiyle seni alnından öptüğünde bileceksin ki sevgisi geçici ve zayıf değildir. Ve sevgiyle öptüğünde dudaklarından bileceksin ki öpüşün tek sebebi şehvet değildir. Erkek dediğin aldatmayacak. Aldatmak basitliktir. Seviyorum diyorsa aldatmaz erkek dediğin. Aldatıyorsa sevmiyor demektir. Erkek dediğin yakışıklı olacak, çekici olacak ama bundan çok daha öte bir şey... Zeki olacak. Kadının küçük yalanlara, bahanelere inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek. Kadının zekasını küçümsemeyecek kadar zeki olacak. Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasını bilecek, o hamura kendisi katmasını da. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna satmayacak. Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak. Yan gözle hatun kesmeyecek, üstüne sevgili edinmeyecek. Erkek dediğin önce kendini sevecek. Kendini sevmeyen erkekten kimseye hayır gelmez. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu adamla ne yatağa sığıyorsun, ne toprağa... Koluna girip gezmesini bileceksin gururla, koynuna alıp sevişmesini de. Babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir kıymet bilmeyi, vefakarlığı,fedakarlığı... Erkek dediğin seni koruyacak, kuşatacak. O nerede olursa olsun seni koruyacağını bileceksin. Pısırık olmayacak erkek dediğin. Erkek dediğin erkek olacak güzelim. Seni sadece sen olduğun için sevecek. Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek. Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem dostun, hem baban, hem çocuğun olacak, huzurla bağrına basacaksın. CAN DÜNDAR  |
|
fAvOri MüZiKLeRim DinLemeNİz TavSiye eDilir=)  |
|


«♥»-(¯`_BuRCu_´¯)-»♥»
«♥»-(¯`_GüVeN_´¯)-»♥»

Hayatta bazı şeyler vardır.
Üzerine gidilmeyecek kadar derin.
İçine girdiğinde kendini kaybettiğin.
Var ile yok arası olan arada kalmış.
Bazen yoğun duyguların yaşandığı.
Bazen kıskançlık ve öfkenin önde olduğu.
Ama yaşanması gerekenlerin yaşandığı.
Acılarla ve mutluluklarla dolu geçen zamanlar.
Bazen kısa süren bazen yıllarca süren aşklar.
Sonrasımı...gidenler ve onları bekleyenler..
Bazen biz terkederiz..Bazen onlar....
Boşver her nasılsa hayat devam ediyor işte.!!


| | | |
Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye...
Kalemler tükettim, tükenmeyen hasretle... Ucundan dökülen aşkla, umutla, çığlıkla... Belki de nefretle... Her umuda avuç açtım... Sen dilendim... Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim...
Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Hayallerimin paragraf başlarına... Umutlarımın parantez içlerine... Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle...
Her şeyi sana yazdım,seni de herşeye... Binlerce kez okudum her gün bir ilkokul defterinden... Binlerce kez okudum Seçebilmek için seni soru işaretlerinden... Seni ezberledim hergün karmakarış yazılar içinden...
Sana da kendimi yazdım... Bana ait harflerle... Farklı alfabelerle... Herseyi Sana Yazdım...
Herseye Seni Yazdım...




Duru bir suya baktığımda eğer tertemiz yüreğin
yansıyorsa gözlerime
BEN SENİ SEVİYORUM
Aramadığın sormadığın zamanlarda eğer yüreğimde
inceden bir sızı duyuyorsam
SENİ ÖZLÜYORUM
Her şarkıda her şiirde ve okuduğum kitabın tüm satırlarında
seni yaşıyorsam
SENİ ÖNEMSİYORUM
Uğrunda vazgeçebileceğim mutluluğumken düşünmeden
feda edebiliyorsam
SEN BENİM İÇİN ÖNEMLİSİN....
Sözler vardır
Zamanını, sevdiğini, dostlarını uzaklaştırır...
Sevdiğini zannedersin,
Gönül çalan bir hırsızı...
Bitmeye mahkumdur
Bir sözler kalır, Yeni aşklara engel
Kimsenin bilmediği...
Gözlerinde erirsin ya hani
İlk baktığında yanarsın
Diğer bakışında küllerinden doğarsın.
Ama engeldir kalbe verilmiş sözler
Konuşamazsın
Söyleyemezsin sevdiğini
Her gün doğumunda büyütürsün sevgini
Katlanamaz erirsin,
Yarin uzak bakışlarından, seni tanımayışından
Gün gelir
Bütün engellerin, sözlerin
Değerini yitirdiği...
Artık sevgine engel kalmamıştır
Aşkın kalpten dile gelme zamanıdır.
Sevdiğine aşkı ilan etme vakti gelmiştir...
Ve ben,
Seni Düşünüyorum...
Gidiyorsun aşkım, Beni böyle çaresiz, Beni böyle sensiz, Bırakıp da uzaklara gidiyorsun..
Gidiyorsun sevgili, Bilmediğim bir masala, oysa sana ait her şey yerli yerinde. Hatta sendeki ben bile..
Ayrılığın yeni ikametidir gözlerin, bense yitik aşkların sabahında dumanı üstünde sevdasıyla garip bir seyyahım...
Sana gittikten sonra Geri dönmen için yolunu gösterecek. Doğmamış sabahlarda bir garip çoban yıldızıyım...
Ben elbet bulurum birini yüreğimi susturacak, Ben elbet bulurum bir omuz dertleşmek için yaslanacak....
Ben elbet bulurum bu ölümcül aşkı anlatacak...
Gidiyorsun git artık...git.... Gidişin bana çok acı veriyor.....
MUTLU AŞK YOKTUR
İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur
Hayatı Bu silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları Hayatım Ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur
Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur
Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da.
|
|